Ekonomi
Varlık barışında ilk adım atıldı
CNN    |      10 Mayıs 2018 Perşembe , 10:31
Varlık barışında ilk adım atıldı
TBMM Genel Kurulunda, "Vergi ve prim borçlarının yapılandırılması, emeklilere dini bayramlar öncesi ikramiye ödenmesi, imar barışı, üniversitelerden kaydı silinenlere af" gibi düzenlemeleri de içeren, kanun tasarısının 12 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'nın birinci bölümünün görüşmeleri tamamlandı.

Kabul edilen maddelere göre, düzenlemenin kapsadığı dönemlere ilişkin olarak yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde tamamlanmamış olan vergi incelemeleri ile taktir işlemlerine devam edilerek, bu safhada bulunan alacaklarda kanun kapsamına alınıyor.

Kanun kapsamında yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk işlemlerine devam edilecek.

Mükellefler, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat çıkarılmayacak.

Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri

Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile artırdıkları matrahlar, 2013 takvim yılı için 36 bin 190 liradan, 2014 takvim yılı için 38 bin 323 liradan, 2015 takvim yılı için 40 bin 701 liradan, 2016 takvim yılı için 43 bin 260 liradan, 2017 takvim yılı için 49 bin 37 liradan az olamayacak. Artırılan matrahlar, yüzde 20 oranında vergilendirilecek ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmayacak.

Ancak Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş olmaları şartıyla artırılan matrahları yüzde 15 oranında vergilendirilecek.

Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları

Tasarıyla, kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarında da düzenlemeye gidiliyor.

Buna göre, 2018 yılı mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup tahakkuk ettiği halde ödenmemiş sigorta primi, emeklilik kesentisi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, Damga Vergisi, Özel İşlem Vergisi, eğitime katkı payı belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

31 Mart 2018 tarihine kadar, bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin düzenlemenin yayımı tarihinden önce tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde ödenmemiş olan sigorta primi asılları ile gecikme cezası ve gecikme zammına ilişkin hesaplanacak tutarın ödenmesi durumunda, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tahsili yapılamayacak.

Sağlık hizmetlerinden yararlanacaklar

Düzenlemenin yayımı tarihinden önce Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar, bu kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde, düzenlemenin yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın 31 Aralık 2018'e kadar sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılacaklar.

Bağ-Kur sigortalılarının muhtelif kanunlarla durdurulan sigortalılık süreleri nedeniyle ödemedikleri prim borçlarını ödeme imkanı sağlanıyor.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre tescilleri yapılan ve ilgili kanunlara göre sigortalılık süreleri durdurulanlar da yapılandırma kapsamına alınacak.

İdari para cezalarına yapılandırma

31 Mart 2018'den önce tespit edilen fiillere ilişkin idari para cezalarından kesinleşmemiş olanlar ile düzenlemenin yayımı tarihinde sonra tebliğ edilecek olanlara yapılandırma imkanı getiriliyor.

Söz konusu hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmayacak, açılmış davalardan vazgeçecek ve kanun yollarına başvurmayacak.

Ayrıca bu hükümlerden yararlanmak üzere başvuruda bulanan borçlular, taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecek.

Taksitle ödeme

Yapılandırılan borçların taksitler halinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçlar, belirlenen katsayılara göre artırılmış olarak ödenecek.

Azami süreler aşılmamak kaydıyla yapılandırılan borçlar 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödenebilecek. Borçlular, ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih edecek. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı halde daha kısa sürede ödeme yapılması ise mümkün olacak. Bu takdirde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecek.

Tasarıyla, il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri de düzenleniyor.

Küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçiliyor

Tasarı, Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerince takip edilen küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçilmesini de kapsıyor.

Buna göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31 Aralık 2013 tarihinden önce olduğu halde bu kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 100 lirayı aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'i alacakların, aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 200 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçiliyor.

"Varlık barışı" düzenlemesi

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarıyla taşınmazlar ve tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların yurt dışında elde ettikleri kazançlar hakkında düzenlemeye gidiliyor.

Buna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 30 Kasım 2018 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecekler.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak yüzde 2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31 Aralık 2018 tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyecek.

Bu kapsamdaki varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30 Kasım 2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek.

Yorumlar
Kod: 41S7Z