Şener Mete-TELAFFUZ -2-

Şener Mete

TELAFFUZ -2-

Son makalemde, "29 harfli alfabeye sahip olan Türkçede, günlük kullanımda 40 ses, medyadaki kullanımda 45, tiyatral kullanımda ise 84 sesimiz bulunmaktadır" demiştim.

Böylesine ses zengini olan Türkçeyi, dilimize yabancı olanların tüm sesleri öğrenip doğru telâffuz etmesi, elbette zor bir iştir. Okullarda “Türkçe yazıldığı gibi okunur” tezinden hareketle verilen eğitimi alan çocukların da doğru telâffuzdan uzaklaştıkları açık bir gerçektir.

Telâffuzda farkına varılması gereken seslerimiz şunlardır: “Kapalı a, açık a, ince a, ince c, normal c, açık e, kapalı e, normal e, kalın k, ince k, kalın l, ince l, normal n, gırtlak n’si, nazal n, kalın t, ince t, kalın u, ince u, normal v, yumuşak v.” dilimizdeki seslerin uzun ve kısa olanları bulunmaktadır. Alfabemizde doğrudan yer almasa bile harfleri veya bir harfe birden fazla yüklenen sesleri doğru çıkarmaya “boğumlandırma” diyoruz.

Boğumlandırmayı gerçekleştirmek için doğru “artikülasyon” yani sesin çıkış yerine göre dudak ve çenenin doğru kullanımını bilmek oldukça önemlidir.

Telaffuzun doğru veya yanlış oluşu da bu noktada başlıyor.

Telâffuzu ya da bildirişimi, yazıdaki imlâ kurallarına benzetebiliriz. Öznesi, yüklemi, tümleci yanlış yerde kullanılan bir cümle ya da ekleri yanlış olan bir kelime grubu nasıl anlaşılmaz ise telâffuzu yanlış yapılan bir konuşma da öylesine anlaşılmazdır. Aynı şekilde noktalama işaretleri yapılmamış ya da yanlış yapılmış bir metne nasıl kötü bir metin deniyorsa yanlış çıkarılan seslerden oluşan bir konuşmaya da kötü bir konuşma diyoruz.

Özellikle eski dili kullanma zorunluluğu bulunan metinlerde yapılan yanlış telâffuz, konuşmamızı farklı yorumlara sokabilir. Örneğin, vak’a ile vakıa ya da şerri ile şer’i kelimelerinin yanlış söylenişi, anlatılan olayın anlamını birden bire farklı bir şekle sokacaktır. Benzer biçimde bir yabancı dili konuşurken, o dili iyi konuşan kişilerle sırf yanlış telâffuz nedeniyle kolay iletişim kurulamadığı sık görülen olaylardandır.

Aynı kelimenin farklı kişiler tarafından birbirinden farklı söylendiğine çok sık tanık olmuşuzdur. Bir kelimenin telâffuzunda bazen üç ayrı ses duyabiliyorsunuz. Peki, gerçek söyleme ve okuma nasıl olmalı? Uzun sesler, kısa sesler, açık ya da kapalı vokaller, etkilenen sesler kelimeleri nasıl biçimlendiriyor? Bu ve pek çok sorunun yanıtını bulmakta zorlanıyorsunuz.

Örneğin Arapçadaki ayın denilen harfin çıkardığı ses, bugün dilimizde telâffuz edilmiyor. Aynı şekilde iki ayrı k sesini ve iki ayrı t sesini aynı harfte birleştirmişiz. Harflerimizin üzerinde sesi ayırt eden bir işaret de yok. Tüm bunlar, örneğin “kabil” sözcüğünün “Afganistan’ın Başkenti”, “uygun” veya “gibi” anlamlarından hangisine yönelik olduğunu bilmenizi, sizin profesyonelliğinize bırakıyor. Cümlenin mantığına göre seslendiriyorsunuz bu tür sözcükleri… İstanbul ağzının temel özellikleri sistemleştirilmediğinden, sözcükler herkesin dilinde farklı biçimlerde kullanılıyor. İlk Spikerlerimizden rahmetli Emel Gazimihal’in, önüne geleni uyardığı ve hatırlattığı “İstanbul” adını, İstanbul’da oturan bir kısım insan bile “I” sesiyle telâffuz ediyor. Oysa Türkiye’deki tüm yer adları yazıldığı gibi okunur.

Doğru telâffuz, vermek istediğimiz mesajı daha etkili verir, konuşana güven sağlar ve dinleyeni yormaz. Dinleyenin yorulmadığı konuşmalarda da dikkat dağılmaz ve konuşanın bir talebi varsa daha kolay yerine getirilir.

Telâffuzu doğru yapabilmenin ön şartı, sesleri doğru çıkarabilmektir. Bunun için de hangi sesin nereden ve nasıl çıktığını bilmemiz gerekir. Sesleri doğru yerden çıkartmayı öğrenmek, yetişkin kişiler için oldukça kolaydır.

Sesin çıkmasını sağlayan organlar, diyaframdan başlar ve dudakla sona erer. Ses organları, vücudumuzun ön üst kısmında bulunur. Sesi çıkarabilmek, nefes almayla başlayan bir işlemdir.

Nefesi doğru almak, doğru konuşabilmenin ilk şartıdır. Konuşmak nefesle başladığına göre bizim bundan sonra anlatacağımız hususlar oldukça uzun ve bir o kadar da önemlidir. Güzel konuşmanın püf noktalarını merak edenlerin, gelecek makalelerimizi dikkatle okumalarını öneririm.

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar
Kod: A7ZD7