Şener Mete-Selam

Şener Mete

Selam

Merhaba Sevgili Okuyucu…

Selam kelimesinden söz ediyorsam, önce sizleri selamlamak gerekir diye düşündüm. 

Ülkemizde pek çok kişi, bir işe başlarken besmele çeker ama bir yere girerken selam verir. Bu metni şu anda belki evinizde, işyerinizde veya otomobilinizde okuyorsunuzdur. Dolayısıyla satırlarımla size konuk olmuş durumdayım. Bu bakımdan selamsız giriş yapmak istemedim. Tanışır da bir yerde karşılaşırsak, belki içten bir selam veririz birbirimize…

Çünkü bir dostumuzla karşılaştığımızda ilk yaptığımız ve aslında yapmamız da gereken şey, selam vermektir.

Selâm da diyebiliriz, merhaba da diyebiliriz, Selamün aleyküm de…

Selam kelimesi, Arapça sağlam, eksiksiz, temiz anlamlarına gelen seleme kökünden türetilmiştir. İbrani ve Arami dilinde de yer alan bu kelime, barış ve rahatlık anlamına da gelir. Gelip geçici olmayan yani baki olan anlamında da Allah’ın sıfatlarındandır.

Tefsirlerde, ‘Allah’ın ceza ve gazabından uzak tutulma’ olarak yorumlanır.

Âlimler, selam vermenin sünnet, almanın farz olduğunu söylerler.

Peygamberimiz, Müslümanların birbiri üzerindeki haklarından birinin de selama selamla karşılık vermek olduğunu bildirmiştir.

Birçok kimse “Es selâmu aleyküm” diyerek selâm vermektedir. Ancak kaynaklar, Peygamberimizin daha ziyade insanlara ‘Selamün-aleyküm’ dediğini belirtmektedir.

Dilimizde selam ile ilgili o kadar çok tamlama ve deyim var ki…

Selam almak, selam vermek, selamlamak, selam etmek, selam göndermek, selam yollamak, selama durmak, selamlaşmak, selam söylemek, selamı sabahı kesmek… Bunların bir kısmı…

Selam gibi güzel bir kelimeyi atalarımız çocuklarına ad olarak vermiş ve Selâmi demişlerdir.

Anadolu’da sokakta yürürken tanımadığınız kişilerin size selâm verdiğini görürseniz şaşırmayın. Çünkü Türk toplumunun en eski geleneklerinden biridir selâmlaşmak...

Biliyor musunuz, dünyanın birçok yerinde belli bir yaşa gelmiş insanlar, gördüklerine selam verir. İsviçre’de caddede yürürken, karşıdan gelen yaşlı bir zatın, gülerek “Bonjour Mösyö” dediğini unutamam.

Bosna Hersek’te Türkçe konuşuyorsanız, yanınıza gelip size “Selamün aleyküm” diyenler olacaktır.

Selam kelimesi, yalnızca Boşnakçada Arnavutçada değil İngilizcede de kullanılan bir kelime. İngilizce sözlüklere ‘Salaam’ diye bakarsanız, karşılığının selam olduğunu görebilirsiniz.

Hatta Etimologlar, ABD’de aydınların ‘hoşça kal’ yerine kullandığı ‘so long’ kalıbının, aslında selam kelimesinin zaman içinde değişmiş hali olduğunu belirtirler. Çünkü bu kelime aynı zamanda veda anlamında da kullanılır. Bazılarının ayrılırken, ‘hadi selamünaleyküm’ dediğini fark etmiş olabilirsiniz.

Selâmlaşma, büyük şehirlerde genellikle birbirini tanıyan insanlar arasında yapılmaktadır.

Selâm almamak, kültür ve inanç açısından çok büyük kabalık olarak nitelendirilir. Bir başka kabalık da sokakta bir tanıdığa, bağırarak selam vermektir. Çünkü selam, bir nezaket sözüdür ve nezaket içinde gülümseyerek söylenmelidir. Bir televizyon programında, somurtarak selam veren bir sunucu, daha işin başında seyircisini kaybetmiş demektir. Bir sahnede somurtarak selam veren konuşmacı, başlar başlamaz soğuk bir izlenim bırakır kendisini dinleyenlerde… Düşünsenize, size selam veren veya selamınızı alan biri, buz gibi bir ifadeyle cevap verdiğinde, selam verdiğinize pişman olmaz mısınız? “Selam verdik, borçlu çıktık” demez misiniz? 

Bir de son yıllarda siz de dikkat ettiniz mi bilmem ama bir çocuğa “annene babana selam söyle” dediğimiz vakit size ‘olur’ ya da ‘tamam’ demektedir.

Hâlbuki “başüstüne” diye hem saygı hem de kibarlık belirten bir sözümüz vardı… Çocuklara bu söz unutturuldu adeta…

Selam, yalnızca söylenen bir söz değil aynı zamanda duruş ifadesidir. Bayrağa selam verilir, cenazeye selam verilir, amirlere selam verilir, halka selam verilir.

Ulusal bayramlarda sancak veya bayrak, geçişi sırasında ayakta selamlanır. Bunun anlamı,

“BAYRAĞI SELAMLARKEN HATIRLAYIN BİZLERİ

GÖRÜN ÜSTÜNDE BİZDEN KALAN İZLERİ…” dizelerinde ifade edildiği üzere, bu vatan için kanlarını dökenleri selamlamaktır.

Yine törenlerde askeri kıta geçerken, şeref tribününe bakarak ve selam vererek yürüyüşünü gerçekleştirir.

Mutlaka televizyonda izlemişsinizdir, Mehter takımı her üç adım atışta sağa sola dönerek yürür. Bu da Mehter'in her iki tarafı selamlaması anlamına gelir.

 

İhsan Ertem,

“Varlığını bir pula

Hak selamı her kula

Seve seve bu yola

Canı verenler gelsin” demiş şiirinde… Bu şiir, Hak selamı verilen kutsal mekânları çağrıştırmıyor mu gözümüzde?

 Sevdiklerimizi hacca uğurlarken yaşadığımız duygusal anlar, vedalaşmada hissettiklerimiz, göz pınarlarımızdan dökülen yaşlar, 'Gittiğin yerlere benden de selam götür, benim için de dua et' temennileri hemen hepimiz için özel anlardır…

Selam; barış demektir, esenlik demektir, temizlik ve bütünlük demektir… Aynı zamanda Rabbimizin 99 isminden biridir… Olmadık yerden başınıza felaket gelmemesi için Es-Selam ya da Ya Selam deriz…

 

Peki, bu kadar önemli bir kelime olan selam nasıl söylenir? Çünkü selâm yerine seLam diyenler de vardır. Tekrar edelim, selâm denilmesi gerekirken, kalın L sesiyle seLam diyenler vardır. Bu telaffuza mutlaka değinmek gerekir çünkü birçok kelimemiz gibi selam sözcüğünün de hatalı söylenişini duyuyorum. Selam kelimesine söyleniş bakımından benzeyen kelimelerimiz vardır: lale, latin, lamba, kalsiyum gibi…

Bu kelimelerin tümündeki L sesleri ince okunur. İsterseniz sesli okuyun şu kelimeleri: lâle, lâtin, lâmba, kalsiyum…

Selam kelimesindeki L sesini yanlış söylersek, salam der gibi seLam demiş oluruz ki yanlış bir söyleyiştir.

Selâm kelimesine söyleniş bakımından en çok benzeyen kelime de kelâm’dır. Selâmdan sonra genellikle kelâm gelir, tatlı tatlı sohbet ederiz…

Ama son olarak şunu da belirtmek istiyorum, vesselam diye bir sözümüz de var: ‘İşte bu kadar!’, ‘Son söz’ anlamına gelir vessélâ:m…

Kelkit’li Aşık Zevraki'nin şiirinin sonunu bağladığı gibi 'Vesselam' diyerek makalemi bitiriyorum.

“Ey Zevraki etme cim lam

 Söyle ki hâsılı kelam

 Kör ile sağıra selam

 Versem de bir, vermesem de…”

Yorumlar
Kod: EB4HB