Gündem
Nerde Öpüşssün Bu Gençler
  13 Mart 2018 Salı , 14:40
Sosyal medyaya yayılan görüntülerde İstanbul'da bir metrobüste iki gencin öpüşmesi üzerine tartışma çıktı. Bu anlar yolcuların telefon kameraları tarafından kaydedildi.

Habere göre İstanbul'da metrobüste iki gencin öpüşmesi üzerine, bir metrobüs yolcusu kendini ‘’ahlak bekçisi’’ olarak adlandırarak gençlere müdahale etti. Şahsın gençlere müdahalesinin ardından avukat olduğunu söyleyen bir kişinin uyarısıyla karşılaşan şahıs kendini, “Ahlak bekçiliğiyse evet ahlak bekçisiyim, ben Avrupalı değilim, benim ahlakıma ters” ifadeleriyle savundu.

Bu sabahtan itibaren haberi yapan kimi TV kanallarında durumu değil öpüşen gençleri canhıraş savunan haber spikerlerine rastladık. Olayda gerçekleşen öpüşme sahnesinin ölçüsüyle ilgili bir görüntü olmamasına rağmen haber yorumcuları bir busenin ne zararı var şeklinde yorum yaparak kadına şiddete karşı çıkmayıp birbirini seven gençlere müdahale etmenin ahlakla ilgisi olmadığını savundular.

Geçmişte de bu tip haberlerle karşılaştık.

Sokakta Öpüşen Çifte Para Cezası Kesildi!

03.10.2017 09:29 İstanbul'da Samatya sahilinde öpüşen iki gence çevreyi rahatsız ettikleri" gerekçesiyle 109 lira para cezası kesildi. Ali Neşet adlı vatandaş, sosyal medya hesabında "Arabaya bindirene kadar Google'a bak öpüşmenin cezası var diyen memur, kendi bakıp bulamayınca rahatsız etmek diye dayattı işlem yaptı" diye yazdı.

Olayın failleriyle seyircilerinin farklı düşünmeleri elbette normal. Bütün kültürlerde yazılı olmayan ahlak kuralları vardır. Hatta hukuk bile uzun süreli davranışları toplumun benimsediği hareketleri hukuk içine dahil etmiş ve yaptırımlar getirmiştir. Hukukun dışında toplumun yaptırım gücünün daha etkili olduğu durumlar vardır. 

Hukukun  "Hayasızca Hareketler" başlığı altında TCK madde 225'te düzenlenen suça ilişkin açıklaması şöyle: "Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Madde metnini okuduğumuzda gayet makul bir düzenleme olduğu kanısına kapılıyoruz. Zira birçok toplumda teşhircilik ve alenen cinsel ilişkiye girme eylemleri hoş karşılanmıyor.  Avrupa ülkelerinde bile bu eylemlere yaptırım öngörülmekte. 

Ancak, maddenin gerekçesinde öyle bir ifade var ki suç tanımını fazlasıyla genişletiyor. Gerekçede şu ifadeye yer verilmiş: "Madde metninde geçen cinsel ilişki, cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade etmektedir."

Buna göre, sarılmak, öpüşmek hatta ele ele tutuşmak bile "cinsel ilişki" kavramının içine sokulabilir. Madem suç tanımı bu kadar geniş tutulacaktı o zaman "cinsel ilişki" yerine açıkça "cinsel davranışlar" ifadesine yer verilebilirdi.

Dolayısıyla kanun koyucu kanun maddelerini belirlerken gerekçelerini de açık bir şekilde izah etmeli ki sakakta kanun koruyucular kendi iradeleriyle hareket edemesin. Bu ana maddenin dünyanın pek çok yerinde aynı olması ama gerekçelendirmede farklılıklar göstermesi bizim toplumumuzun gelenek görenek ve ahlak anlayışıyla ilgilidir.

Toplumsal olaylarda özellikle mahremi içine alan her sahada toplumun yüzyılları içine alan hassasiyetlerini ortadan kaldırabilmeniz için asırlar geçmeliydi. Oysa şimdi medya gibi bir zehir tacirinin elinde ahlak örf adet gibi kavramları çabucak değiştirebiliyor yerine aidiyetsiz kültürleri oturtabiliyoruz.

Evet, bu gençleri hayatımızın her anında her yerde görüyoruz. Çünkü MAHREMİYET kavramını yitiriyoruz. Gençlere sunulan hayat tarzlarında her şey bu kadar serbestken onların yaptıkları davranışları çok görmek ne kadar mümkün olabilir. 

Özgürlüğü ‘’özgürlük, başkasının özgürlüğü başladığında biter’’ gibi tanımlayan toplumun mahrem alanına girdiğinizde konuşmaya hakkı doğar.

Burada asıl mevzu dar alanda kolunuzu bile hareket ettiremeyeceğiniz bir alanda yanı başınızda olan bir mahremin sergilenişinden rahatsızlık duymaktır. Belki MAHREM kavramından sonra eleştiri dilini de öğrenmemiz gerekli.

‘’Dediğimi yap yaptığımı yapma’’ dayatmasıyla toplum disiplininden bahsetmek de mümkün değilken bu gençlere nerede öpüşebileceklerini de hatırlatan uygun ve makul bir dille anlatan birileri olmalı. Toplum önünde söz söyleyen, davranışları örnek alınan kişileri, doğru tespit etmek şart. 

 

Aynur KAPLAN

Yorumlar
Kod: EB4HB