Gündem
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'dan LGS açıklaması
Hürriyet, CNNTÜRK    |      12 Nisan 2018 Perşembe , 12:48
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'dan LGS açıklaması
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, CNN TÜRK’te canlı yayında LGS sistemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.Bütün fen ve sosyal bilimler liselerinin LGS kapsamında sınavla öğrenci alacak okullar listesine eklendiğini belirtti. Yılmaz ayrıca, LGS'de adrese dayalı yerleştirmelerde kullanılacak eğitim bölgelerinin de haziran ayında açıklanacağını duyurdu. Bakan Yılmaz, gençler arasında Deizm'in yaygınlaştığı iddialarıyla ilgili de, "Deizm ile ilgili sonuçlar bilimsel değil" dedi.

Eğitim gündemi ve yeni liseye giriş sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğrencilerin yüzde 10’unun sınavla bir liseye yerleşeceğini söyledi. Sınavla alacak okulları seçerken de bu yüzde 10 kriterini dikkate aldıklarını söyleyen Yılmaz, listeye fen ve sosyal bilimler liselerinin tamamını koyduklarını ve yüzde 10’luk dilime yaklaşılmayan yerlerde boşluğu Anadolu liseleriyle doldurduklarını anlattı.

Bakan Yılmaz ayrıca, yüzde 10’un altında kalan illerde gelecek taleplere de açık olduklarını dile getirdi. Yılmaz, eğitim bölgelerinin ise haziran ayında açıklanacağını da belirtti. Bakan Yılmaz'ın açıklamaları özetle şöyle:

OKUL YÖNETİCİLERİ REHBER OLACAK


- Evlatlarımızın, öğrencilerimizin hiçbirinin kaygı duymasını gerektirecek hiçbir husus bu ana kadar bakanlığımız tarafından açıklanmadı. Okul yöneticileri bu evlatlarımızın, okul yerleştirmelerinde en büyük rehberleri olacak. İlla kaygılanması gereken biri varsa o da bizim eğitim yöneticilerimiz. Hiçbir farklı değişiklik getirmedik. Daha önce ne açıkladıysak, açıkladıklarımızın aşama aşama topluma duyurulmasından geçiyor. Nisanın sonunda açıklayacağımızı belirtmiştik sınavla öğrenci alacak okulları. Yerleştirmeyle ilgili kılavuz ise haziran ayında açıklanacak. Yerleştirmeyle ilgili evlatlarımızın neler yapması gerektiği orada belirtilecek. Öğrencilerimizin gerek merkezi, gerek yerinde yerleştirme konusunda en büyük rehberleri okul yöneticileri olacak. Hiçbir aksamaya mahal olmayacak.

SINAVA GİRİŞ BELGELERİ 22 MAYIS'TA


- Yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrencimiz var. Onların yaklaşık yüzde 10’u kadarını sınavla öğrenci alan okullara kaydını yapacağız. Kendi okulunda mı girecek? Duyuru yaptık, herkesin tercihine bırakıldı sınava girmek. Ne kadarı tercih edecekleri daha belli değil. 1 milyon 200 bin öğrencimizin hepsi de seçerse, o zaman arkadaşlarımız 1 milyon 200 bin öğrenciyi alacak okulları belirleyecek ve 22 Mayıs'ta öğrencilere, sınava giriş belgesini vereceğiz. Geçen yıl herkes kendi okulunda giriyordu. Bu dönemde böyle bir kayıt yok. Çünkü okullar da öğrencilerin tercihine göre belirlenecek.


SORU SAYISI DEĞİŞMEDİ


- 90 soru soracağız demiştik, sayısal ve sözel olacak. Fen ve Türkçe’nin ağırlığı biraz fazla. Din kültürü ve ahlak bilgisi, inkılap tarihi ve Atatürkçülük ve yabancı dil diğerlerinden biraz daha az. Gerek telefonla, gerek mesajla, gerekse gördüğünde herkes kendi mahallesinde bulunan bir okulun da bu kapsama girmesini istiyor. Ancak oradaki esas aldığımız husus, yüzde 10’u geçmemesi. Çünkü istiyoruz ki, bu sınav kaygısı, heyecanının mümkün olduğunca en az sayıda öğrencilere verilmesini istiyoruz. Yarış atı gibi öğrencileri bir sınavdan diğerine koşturuyoruz diyenler şimdi şu okul niye bu kapsama girmedi diyerek okul sayısını artırmak istiyor.

OKULLARI BELİRLERKEN YÜZDE 10 KRİTERİNİ DİKKATE ALDIK


- Biz, 'bu okul da bu listeye girsin' diyenlere şunları söylüyoruz, ilinizdeki öğrenci sayısı ne kadar 100 bin örneğin, bunun 10 bini sınavla öğrenci alacak okullara girecek. Geriye kalan yüzde 90’ı yereldeki yerleştirmeyle, ikametgahına en yakın okula yerleştirilecek. Dolayısıyla bir artma olmadı, yüzde 10 kriterini esas aldık. Bu okulu da alın diyorlar. O zaman da bu oran yüzde 11, 12, 14 hatta daha da yukarı gider. O zaman TEOG sistemini kaldırmakla istediğimiz amaca ulaşmamış olacağız.

FEN VE SOSYAL BİLİMLERİN HEPSİNİ ALDIK


- Sınavla öğrenci alacak okulları belirlerken kriterler şuydu: Bir, fen liselerinin hepsini aldık. İki, sosyal bilimler liselerinin hepsini aldık. Eğer fen ve sosyal bilimler lisesi yüzde 10 kriterine yaklaşmışsa bir Anadolu lisesini daha eklemedik. Eğer bu oran yakalanmadıysa Anadolu liseleri de listeye dahil edildi. Buna rağmen yüzde 10'un altında kalan yerler varsa gelen talepler başımızın üstüne. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak, fen, sosyal ve Anadolu lisesi 620 okul var. 78 bin 300 öğrenci bu kapsamda. Oranı yüzde 62. Mesleki ve teknik eğitimde 449 okulu bu kapsama aldık. 19 bin 170 öğrencimiz girecek. Oranı yüzde 15.

‘İYİ BİR TERCİH YAPILDI’


- İnanıyoruz ki iyi bir tercih, uygulama yapıldı. Hangi okulu seçersek seçelim, vatandaşımızın buradaki tercih ettiğimiz okullara doğru bir yönelimi olmazsa, evlatları için bir tercihte bulunmazsa o zaman sınıflamamızın doğru olmadığı ortaya çıkacak. Bunu yaparken çok büyük bir özen gösterdik. Öncelikle yüzde 10 kontenjanı dikkate aldık.

- Bizden talepte bulunanları lütfen bunu bilsinler. Yüzde 10 fen ve sosyal bilimlerle dolmadıysa o zaman puanlar dikkate alındı. Meslek liselerinde sektörle işbirliği yapan okullar dikkate alındı. Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde iki program uyguluyoruz. Anadolu ve teknik lisesi fen lisesi müfredatı uygulanıyor. Biz bu sistemden geldik. Biz kendi muhitimizden eğitim aldık. Şimdiki sistemde nasıldı? Eviniz burada, pencereden okul görüyorsunuz, ancak evladınızı gönderemiyorsunuz. Niçin? Kast sistemine göre okulları dilimlere bölmüşsünüz. Böyle olunca ailelere ilave yük, öğrencilere ilave kaygı yüklüyordunuz.

EĞİTİM ELEŞTİRİSİZ OLMAZ


- Eğitim eleştirisiz olmaz. Ne yaparsanız yapın mutlaka eğitimle ilgili bir eleştiri olacaktır. Tablo güzel, büyük bir başarı var. Ancak yüzde 90’ı konuşmayıp da yüzde 10’u görüyorsunuz. Yüzde 90’lık bölümü hiç görüşmedik. Oysa gönül arzu eder ki, yüzde 90’lık bölümü çok daha başarılı kılacak bu sistem. Kendi evlatları yüzde 10’luk dilimle öğrenci alan okullara gitmediği için hiçbir şey kaybetmediklerini görecekler. Bizim her öğrencimiz, öğretmenimiz değerlidir. 

EĞİTİM BÖLGELERİ HAZİRANDA AÇIKLANACAK


- Eğitim bölgeleri haziran ayında açıklanacak.
- Köklü okullar, fen ve sosyal bilimleri liseleri yüzde 10 oranını doldurduğu için bu köklü okulları listeye dahil edemedik.
- Hiçbir ilde sınavla alan okul yoktur tabiri doğru değildir. Her ilçede olacak diye bir şart yok. Gaye, o ildeki yüzde 10 öğrenciyi sınavla alan öğrenciyi bu sisteme dahil etmek.

İMAM HATİPLERİN ORANI YÜZDE 23


- (Zorunlu imam hatip eleştirileri) Diyelim ki biz imam hatipleri koyduk. Hiçbir veli seçmedi, bu liseler boş kalacak. Fen, sosyal bilimler, Anadolu lisesi yüzde 62. Sadece 28 bin öğrenci için sınavla alan okul verildiğinde herkes imam hatip mi oluyor. Gerçekle bağlantısı yok. Yüzde 62 fen, sosyal bilimler, Anadolu lisesine gidiyor. İmam hatibe gidenlerin oranını ise yüzde 23 olarak görüyoruz.

ÖĞRETMENE PERFORMANS ELEŞTİRİLERİNE CEVAP


- (Öğretmene performans sistemi) Yapıcı eleştiri olsa başımızın üstüne. Biraz önce eğitimde iyi bir noktadayız dedim değil mi? Peki bunu neye borçluyuz, öğretmenlerimize tabii ki. Dünyadaki en büyük 10 ekonomiden birinin arasına girmek için eğitimde kaliteyi artırmamız lazım. Verilen eğitimin kalitesi öğretmenin kalitesini aşamaz. Öğretmenlerimizden memnunuz bunu belirteyim. Ancak daha ileriye taşımamız lazım. Burada öğretmeni cezalandırma yok.

DEİZM İLE İLGİLİ SONUÇLAR BİLİMSEL DEĞİL


(Deizm tartışmaları) Böyle bir program bizim tarafımızdan yapılmadı. MEB’in çalışması yok. Eğitimciler derneği tarafından Konya’da 4 Mart’ta Konya Öğretmen Evi’nde bir program gerçekleştirildi. 50 katılımcı öğretmen müzakere ediyor. Öğrencilerden ne gibi sorular geliyor, ne gibi cevaplar verelim deniyor. Bizimle ilgili olan kısım öğretmenlerin katılmasına müsaade etmemiz. Sonuç raporu gerçekleri ifade etmiyor. Hangi bilimsel araştırma yapıldı da bu öne çıkarıldı? Devlet Bahçeli’nin söylediklerine katılıyoruz. Deizm uydurmadır, Türk gençliği ahlaklıdır diyor. Aynen katılıyoruz. Bu ülkenin gençliğinin DNA’sında vatan sevgisi, yerel ve milli değerler vardır. Bu değerleri savunacağı 15 Temmuz’da görüldü. Öğretmenlerin gözlemlerinden hiçbir usul, yöntem olmadan hazırlanmıştır. Buna cevap vermek bile vakit kaybıdır.


 

Yorumlar
Kod: 2YP5Y