Aslı Noyan-Hanzala'nın Gözyaşları

Aslı Noyan

Hanzala'nın Gözyaşları

Hanzala'nın Gözyaşları


Hanzala...


Filistin direnişinin simgesi.


Filistinli büyük karikatürist Naci el Ali'nin eseri hatta oğlu bir diğer ifadeyle...


Okurla ilk kez 1969’da buluşur Hanzala. Bu onun doğum tarihidir. On yaşındadır doğduğunda ve hep aynı yaşta kalır. Çünkü Naci el Ali, kendi hikayesinden esinlenerek yaratmıştır Hanzala'yı. El Ali, ülkesinden ayrılmak zorunda kaldığında onun yaşındadır. O nedenle Hanzala da ancak yurduna geri dönebildiği zaman büyümeye başlayacaktır.  


Diken diken saçlarıyla, yamalı giysilerinin içinde her daim yalınayaktır Hanzala. Kimi zaman elinde sımsıkı tuttuğu taşla belirir çizgi dünyasının içinde. Kanayan, ağlayan, feryat eden çeşit çeşit karede sorgular, düşündürür insanlığı. Söz konusu Filistin olunca sus pus olan, çıt çıkarmayan dünya vicdanının karşısına tek başına dikilir. Sessizliği yırtar Hanzala...


Önceleri yalnızca Filistinli bir çizgi çocuktu Hanzala ama zaman içinde dünyanın her yerinde haksızlığa direnen bir sembole dönüştü. On yaşının inadıyla, saflığıyla kahramandır artık Hanzala.


Yıl 1973. Ellerini arkasında kavuşturur ve herkese sırtını döner Hanzala. Bu onun protestosudur. Hanzala'nın yaratıcısı Naci el Ali, ''Onun yüzünü bir daha ne zaman görebileceğiz?” sorusuna, ''Arap halkı özgürlüğünü ve tehdit altındaki haysiyetini yeniden kazandığında'' yanıtını verir. ''Bize Amerikan usulü çözümlerin sunulduğu bir zamanda, Hanzala’nın ellerini arkada kavuşturması bir reddin ifadesidir'' der.


Yıllar içinde Amerika Birleşik Devletleri'nin sunduğu çözüm planları, barış görüşmeleri, intifada hareketleriyle şekillenen süreç, Aralık 2017'de karanlık bir tünele girdi. ABD Başkanı Trump, ülkesinin Tel Aviv'deki Büyükelçilik binasını Kudüs'e taşıyacağını ilan etti. Uluslararası hukuku ihlal eden bu kararı, o korkunç imzasıyla mühürledi. Dünyanın pek çok ülkesinden ancak kınama şiddetinde yükselen itirazlar ABD'yi yolundan döndürmedi. 14 Mayıs 2018 günü, üstelik son derece sembolik bir zamanlamayla, Kudüs'te inşa edilen yeni Büyükelçilik binasının açılışı yapıldı. Kentin bir yanında zafer, diğer yanında isyan vardı. İsrail ordusunun silahları yine ölüm kustu. O gün 50'nin üstünde Filistinli öldürüldü, yaralıların sayısıysa binleri aştı. Saatler içinde oldu her şey. Sadece saatler içinde... Dünyanın kılı kıpırdasın diye bekliyor Filistin halkı. Umursanmayı bekliyor. Zaman içinde eriyen Filistin haritasına bakmak, durumun vahametini anlamaya yetiyor. O kara yazgılı coğrafyanın ortasında, kalbine saplanan İsrail hançeriyle yavaş yavaş iltihaplanan bir yara gibi Filistin. Acıyla, göz yaşıyla, kanla daha da derinleşen, içe işleyen bir yara... Tedavi edilmesine izin verilmeyen, dünyanın gözleri önünde kurumaya terk edilen. Parça parça koparılıp çalınan... Sonunda küçük küçük kabuklara dönüşen bir yara. Milyonların tanıklığında, bir ayıplı suskunluğun içinde hala kanıyor Filistin.


Bundan böyle Kudüs, yalnızca üç din için kutsal şehir değil, dünyanın vicdanının solduğu yer... Adaletin ve merhametin gömüldüğü topraklar... Gücün ve güçsüzlüğün turnusol kağıdı...


Hanzala, hala elleri arkasında bağlı, sırtını bize dönmüş izliyor yaşananları. Yüzünü göremesek de biliyoruz gözündeki yaşları ve masumiyetine eklenen kavurucu öfkesini...


Hanzala belki de bir daha hiç dönmeyecek yüzünü.


O kadar çok ölüme, işkenceye tanık oldu ki... Oluk oluk akan kanın ve gözyaşının ortasında kaldı. Sayısız cenazelerin üstünü örttü. Yalnızlığı gördü Hanzala. Çaresizliğin en derinini yaşadı. Açlığa, ambargoya dayanmayı öğrendi. Müslüman dünyanın sağır ve dilsiz kaldığını anladı. Körfez ülkelerinin kalbinin, kara kara petrol kuyularından farksız olmadığını hissetti. Dünyanın, Gazze sınırında diz çöktüğünü gördü.


Onlarca barış güvercini Hanzala'nın ellerinde öldü yine. Üstelik, o beyaz güvercinler, bir daha dönmemek üzere göç etti ana vatanından. Ardından bakakaldı.


Hanzala bunları yaşamak için çok küçük...

Hanzala bunları idrak edecek kadar engin yürekli...


Hanzala'nın yaratıcısı Naci El Ali, vatanından ayrıldığında onun kadardı, on yaşındaydı. Bir daha geri dönemedi, ülkesinden binlerce kilometre uzakta öldürüldü. Naci El Ali sıla hasretiyle göçtü bu dünyadan; ''Benden sonra yaşamaya devam edecek'' dediği Hanzala da hala mülteci...


Hanzala, bize arkasını dönmüş ülkesinde olup biteni izlemeyi sürdürüyor... Filistin misali kabuk kabuk bir yara şimdi.


Görünen o ki, Hanzala ne bizden yana çevirecek yüzünü, ne de büyüyebilecek...


Hanzala hep on yaşında, Hanzala hep küskün kalacak...

 

Yorumlar
Kod: KHANH