Ahmet Yaşar Akkaya-TÜRKİYE DENGE SİYASETİNİ ÖĞRENMELİ

Ahmet Yaşar Akkaya

TÜRKİYE DENGE SİYASETİNİ ÖĞRENMELİ

ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik “ambargo uygulansın" çıkışı Türkiye ekonomisini de zora sokmuştur. Amerika İran’a uluslararası altın ticareti, ABD Dolarına erişiminin yasaklanması, alüminyum gibi metal sanayide önemli olan ürünlerin ithalinin yasaklanması, uçak ve savunma alanında yedek parçaların ithalinin yasaklanması gibi bir dizi ambargo uygulanacağı duyurusunda bulundu.

Trump yönetiminin daha önce İran’la imzalanan nükleer enerji anlaşmasından çekilmesiyle Orta Doğu’daki dengeler değişti. Bu durumun yaşanmasında Türkiye, Rusya, İran’ın özellikle başta Suriye meselesi olmak üzere Orta Doğu politikasında ittifak oluşturmaları etkili olmuştur.

Suudi Arabistan’ın petrol konusunda İran aleyhine Amerika’nın yanında yer alması, aynı şekilde ABD'nin Orta Doğu’dan çekilmesi düşüncesine Suudi yönetiminin karşı çıkması, bölgedeki stratejik dengelerin bir yansımasıydı. Suudi ve İsrail politikalarının ABD çıkarlarına uygun seyretmesi ise bölgenin geleceğini de şekillendirecektir.

Son dönemlerde Orta Doğu’da adeta bir satranç oynanmaktadır. Rusya ile ABD, Kafkasya ve Orta Doğu’daki enerji koridoru ve hammadde kaynaklarını ele geçirebilmek için stratejik hamleler peşinde koşmaktadırlar. Bu noktada Çin ekonomik gücü ile önem arz ederken Türkiye de stratejik konumu, doğalgaz ve petrol kaynaklarına yakınlığı, ile vazgeçilmez ülke mahiyetini almıştır.

Türkiye’nin bölgede Rusya ve İran gibi devletlerle ittifaklar kurmasını ABD ekonomik ve stratejik çıkarları açısından tehlikeli bulmaktadır. Özellikle Erdoğan’ın Astana Zirvesi’nden bu yana Rusya yanlısı politika izlemesi bölgede ABD'yi bu bağlamda rahatsız etmektedir.

Son dönemlerde Putin ile Erdoğan arasındaki ilişkinin çok güçlü olması özellikle Astana Zirvesi, İran’la işbirliği gibi konular Amerika’nın Orta Doğu’daki politikaları üzerinde etkili olacaktır. İsrail’in “Milli Devlet” ilanı ve hemen arkasından bölgedeki Filistinlilere yaptırım uygulaması gerginlikleri tırmandıracaktır . Amerikan Elçiliği’nin Kudüs’te açılması bölgedeki dengelerin Amerika kontrolünde kalabilmesi için önemliydi.

24 Haziran Seçimlerinden sonra Amerika’nın Türkiye yönelik sert politikaları gün yüzüne çıktı. Rahip Brunson Davası ile İzmir’de ev hapsi kararı Amerika tarafından tepkiyle karşılandı. Özellikle Türkiye’de adil yargılamanın olmadığını vurgulayan Amerikan Adalet Bakanlığının rahibin derhal serbest bırakılması gerektiğini belirtmesi ilişkileri gerdi. Asıl önemlisi ise, Başkan Trump’ın, “Türkiye’ye yaptırım yapacağız” çıkışı ile yaptırım sürecini başlatması olmuştur. İlginç olan Türkiye’ye uygulanan yaptırım kararının İran’a yaptırımla aynı döneme denk gelmesi, bu durumun planlı bir eylem olduğunu göstermektedir. Anlaşılan birileri Erdoğan Hükümeti ile Ruhani ‘nin İran’ını etkisiz hale getirmek için düğmeye basmıştır.

İran’a bölge ve dünya ülkeleri ile başta altın olmak üzere savunma sanayi güçlendirecek, uçak sanayini geliştirecek ihracat ve ithalat sınırlandırılması getirilmesi ve bir nevi ambargo uygulanması kararı Türkiye’deki piyasaları da alt üst etmiştir. Trump’ın, “İran ile alışveriş yapan ülkelere de yaptırım uygularız” çıkışı Türkiye’ye bir mesajdı.

ABD'nin tavrını piyasalar olumsuz algıladı. Türkiye’de bir hafta içinde Dolar,Euro,Altın ve Faiz oralarında ciddi artışlar yaşanmıştır. Türkiye’de bu artışların nedeni ile ilgili “faiz lobisi, döviz lobisi” çıkışı yapılsa da bu sadece günü kurtarmanın bir ifadesidir. Ekonomik verilerde maalesef negatif bir seyir öne çıkmıştır.

Peki Türkiye ne yapmalı?

Her şeyden önce ABD ile diplomatik ilişkileri soğukkanlılıkla sürdürmelidir. İran politikası konusunda ABD ile müzakereler geliştirilmelidir. “Dolara rest çekeriz, mallara kota uygularız” çıkışları ile Türkiye bu süreci atlatamaz. Piyasalara güven veren ince ayar siyaset yapabilmelidir.

Yakın dönemde Türkiye’yi zor günler bekliyor. Başta ekonomi olmak üzere bölgesel politikaları çözebilmek için Türkiye’nin nasıl bir dış politika izleyeceği önemlidir. Hamaset yapmadan ekonomik, askeri ve stratejik gücümüzü tartarak etkin ve soğukkanlı dış politika izleyerek adeta “diplomasi cambazlığı” yapılabilmelidir.

Türkiye Rusya ve İran ile geliştirdiği üçlü ittifak oluşumu ABD'ye rağmen bu saatten sonra sürdürebilir mi? Bu çok zor. Zira İran’a ciddi ambargo uygulanması Suudi Arabistan,Bahreyn,Katar,Mısır gibi Arap ülkelerinin ABD eksenli siyaset izlemelerine ortam hazırlamıştır. Nitekim dengeli dış politika sürdürülmezse Orta Doğu’da Sünni cenahı temsil eden Türkiye ile Şii cenahı temsil eden İran’ın bölgedeki etkinlikleri zayıflayabilir. Bu da Orta Doğu’nun her açıdan ABD kontrolüne girmesi ve uzun vade de olası bir mezhep savaşlarının yaşanması sonucunu doğurabilir.

Daha da önemlisi dış politikada ilişkileri normalleştiremeyen ve diplomasinin inceliklerini yeterince ve doğru hamlelerle kendi lehine çeviremeyen Türkiye, içeride de başta ekonomi olmak üzere bir dizi sorunların üstesinden gelemeyecektir.

Tarihçi Yazar Ahmet Yaşar AKKAYA

Yorumlar
Kod: EB4HB

YAZARIN DİĞER YAZARLARI

GÜNÜN YAZARLARI