Ahmet Yaşar Akkaya-ERDOĞAN'IN MANİFESTOSU

Ahmet Yaşar Akkaya

ERDOĞAN'IN MANİFESTOSU

AK Parti Manifestosu ’nun  Mesajı: Milli Duruş, Atatürk Vurgusu ve Gençliği Anlamak 
AK Parti seçim manifestosu yayınlandı. Manifesto  bundan önceki balkon konuşmalarının bir benzeri gibiydi. Hatta bazı notalarda balkonu da aşıyordu. Seçim manifestosu geniş kesime hitap eden sözler ile doluydu. Evet, birlik ve bütünlük mesajları ile her kesimi kucaklayıcı bir üslup kullanılmıştır.
AK Parti manifestosunda kullanılan sözler genel itibariyle beklendiği gibi  muhafazakar ve milliyetçi ifadelere vurguydu. Başta Filistin meselesi olmak üzere mazlum  milletlere sahip çıkma politik söylemi tarihsel perspektifle en güzel şekilde ifade edilmiştir.
Erdoğan’ın okuduğu manifestoda AK Parti, “Türkiye’nin dünü,bugünü,yarını”  sözlerine yer verilmiştir. Aslında bütün seçimlerde başarılı olan bu partinin, 24 Haziran Erken Seçim’inde de  başarılı olacağı vurgusu ve özgüveni manifestoya işlenmiştir.
 AK Parti  seçim manifestosunda en dikkat çekici bölüm Atatürk’e ayrılan pasajdı. Parti, bundan önceki söylemlerinin bazılarında   içinde Atatürk vurgusu olan ifadeleri zaman zaman kullanmıştı. Lakin bu kez  Erdoğan, net olarak Atatürk’ün gösterdiği “muasır medeniyetler seviyesine ” kalın  vurgu yaparak “Güçlü  Türkiye” tezinin altını çizdi. Bence bu çok önemli ve birleştirici bir söylemdir.
 Kararlı ,inatçı ve karizmatik kişiliği ile Erdoğan’ın Atatürk vurgusu yapmış olması, Cumhuriyet Türkiye’sinin tarihsel derinlik ve bütünselliği açısından kayda değerdir. Nitekim Cumhuriyetin şuan ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  kurucu Cumhurbaşkanı Atatürk’ün rehberliğinde hamleler yapacağını deklare etmesi Ak Parti açısından “geniş tabanlı” kabulü beraberinde getirebilir. 
Türkiye’de muhalefet Referandumdan sonra Erdoğan’ın “Cumhuriyet ve Parlamenter sistemi kaldırarak tek adamlık rejimi getireceği” iddiasında bulunmuştu. Erdoğan bu çıkışların yersiz olduğunu manifestoda Atatürk’ün sözleriyle net dille ifade etti: “ Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalkacaktır”
Görüldüğü gibi Erdoğan, Partili Cumhurbaşkanlığı’na geçiş yapsa da Türkiye’nin rejimi ve üniter yapısı ile ilgili bir düzenleme olmayacaktır. Tam aksine Rusya’daki Putin-Medvedev yönetimine benzer modelle yönetilen Türkiye “bürokrasi ataleti"nden  kurtulup daha hızlı karar verebilen yönetime de kavuşabilir.
Erdoğan  Menderes, Özal ve  Yazıcıoğlu  gibi liderlere atıfta bulunarak muhafazakar- milliyetçi gelenekten bir parti olduklarını ve bu bağlamda  Türkiye’de merkezdeki siyasi oluşumun  AK Parti olduğunun altını çizmiştir.
Ak Parti Manifesto’sunda dikkat çeken bölümlerden birisi de “tam demokratik Türkiye” vurgusudur. Erdoğan, kendisini tek adam olmakla eleştiren muhalefete karşı ülkedeki tüm halkın “ eşit bireyler”  olduğu ve yönetimin eşit bir şekilde tesis edileceği noktasını ısrarla belirtmiştir. 
Bu amaçla Türkiye’de  demokrasinin tüm kurumlarda güçlendirilmesinin gerekliliğini  belirtmiş ve bu perspektifte  özgürlüklerin de genişletileceğini deklare etmiştir.  Aynı  şekilde geçmişte birçok darbe ile milli iradenin engellendiğini vurgulayan Erdoğan, tüm darbe girişimlerine karşın  AK Parti’nin Türkiye’yi şahlanışa kaldıran bir oluşum olduğunun altını çizmiştir. 
 Erdoğan’ın her alanda özellikle “milli görüş ve duruş”  vurgusunu öne çıkarması anlamdadır. Nitekim 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra bu “milli duruş” ülkenin ayakta kalmasını sağlamıştı.
 Son dönemlerde muhalefet AK Parti’ye en çok eleştiriyi adalet üzerinden yapmıştır.  Manifestoda Erdoğan, “ devletin tüm kademelerinde adaletin tesis edilmesi” gerektiğini belirtirken ; “yöneticinin kalbidir adalet” yaklaşımıyla çok önemli de bir tespitte bulunmuştur.
Zira Erdoğan’ın sözlerinde yöneticilerin adil ve eşit olmasının önemi vurgulanmakla birlikte  özellikle  “liyakatin esas alınması” nın altı çizilmiştir. Daha doğrusu  yönetenler, kişisel menfaatlerden ziyade  halkın ve devletin menfaatlerini  yüce tutulmalıdır.
Manifestoda kadınlara da önemli bir pasaj ayıran Erdoğan, kadınların her noktada önemli yerlerde bulunmasına vurgu yapmıştır. Kadınlarla ilgili sözlerinde en dikkat çekici olan, son dönemlerde bazı din adamlarının kadınlarla ilgili yaptığı ve  kamuoyu tarafından da tepki çeken görüşleriydi. Bu konuda net tavrını koymuştur şu sözleriyle belirtmiştir : “Din adamlarının cahiliye devri adetlerini ayaklarımızın altına alıyoruz"
 Erdoğan’ın okuduğu manifestoda gençlere ise ayrı bir parantez açıldı. Ak Parti kurulduğundan bu yana ilk kez gençler konusunda özeleştiri ve empati yapıldı. Gezi Odaları’ndan sonra muhalifler tarafından Erdoğan’ın yeni genç jenerasyonu anlamadığı eleştirileri yapılmıştı.
 Seçim manifestosunda, “ gençleri anlıyoruz ve onların isteklerini göz önünde bulundurarak siyaset yapacağız” vurgusu bunun en önemli göstergesidir. Erdoğan’ın gençlerin gelecek Türkiye’nin mimari olduğu vurgusu her zamanki gibi değerliydi. 
Erdoğan’ın Ak Parti seçim manifestosu sonunda enflasyonu, faizleri düşüreceğiz ahdi ise ilginçti.24 Haziran seçimlerinin sonucunu etkileyecek bir çıkıştı bu sözler. Son dönemlerde altın, dövizin yükselmesi; faizlerin ve enflasyonun artması vatandaşlarda gelecek kaygısı yarattı. İşte  bu noktada ekonomi ile ilgili net mesajlar hem piyasalara hem de vatandaşlara yönelik bir güven tazelemeydi. 
Manifesto kağıt üzerinde iyi hazırlanmış bir demokrasi bildirisidir. Hayata geçirildiğinde Türkiye’nin demokrasi çıtasını yükselteceği gibi ekonomide de Türkiye’yi önemli noktalara taşıyacaktır. 
24 Haziran erken seçimlerinin sonucu, manifestonun halk tarafında kabul edilip edilmediğini de bizlere gösterecektir. 

 

Yorumlar
Kod: 2YR5Y